5 Ocak 2012 Perşembe

Anahtar Sesi

"Bir anahtar sesi kaydettim; 
bir gun cok urkersem, her sey ters giderse, 
ya da cok yalniz hissedersem kendimi, 
kulakligimi takip dinlerim diye... 
** ** ** 




Bugun posta kutusuna bakmak, apartman aidatini odemek, evi havalandirmak ve 
bir sorun olup olmadigini ogrenmek icin yine annemlerin bos duran evine 
gittim. 


Duvardaki Saatli Maarif Takvimi'nin yapragini kopartmiyorum annemin 
olumunden beri. Masanin uzerindeki o gazeteler daha uzun sure kalacak boyle 
giderse. 


Butun cocuklugumun gectigi yataga yattim. Bir basinaydim evde; bir de 
acilmis camlardan girmis iki sinek ucusuyordu uzerimde. Neler neler geliyor 
insanin aklina boyle anlarda, bir daha asla bir sinek oldurebilecegimi 
sanmiyorum. 


Sanki her gun bir kare fotografi cekilmis bir cicegin filmi gibi gecti 
duvarlarin onlarca yillik badanasi gozlerimin onunden. O elektrik dugmesi ne 
kadar yukarilardaydi bir zamanlar. Yattigim yerin tam uzerinde, tavana 
yapistirdigim koca posteri de gorur gibi oldum. 


** ** ** 


Bizim, ablamla butun cocuklugumuz bu iki odali evde, bu odada gecmisti. 


Annem ile babamin, hemen hemen hepsinin bizim yaslarda cocuklari olan, 
kalabalik bir arkadas grubu vardi. Cogu da babamin okuldan arkadasiydi. Bu 
grup oyle duskundu ki birbirine, yaz tatilleri haric, her Cumartesi aksami 
sirayla birisinin evinde toplanirlardi. 


Bu toplantilara cocuklar goturulmezdi. Bize gelindigi zaman, biz ablamla 
odamiza tikilip, ne yapacagimizi bilmezdik. Cok utanirdik pijamalarimizla 
misafir odasindan gecip mutfaga gitmeye - 
ama bize gelinmesine raziydik; cunku bizimkiler gittiginde, evde yalniz 
kalirdik 
ve mutfaga utandigimiz icin degil, korktugumuz icin gidemezdik. 


Evde ablamla yalniz kaldigimizda, karanlik salonu gecip ulasacagimiz mutfak, 
mumkunse hic gidilmemesi gereken bir yerdi. 


Eger birimizin gitmesi sartsa, odada sopaya benzer ne varsa elimize alir, 
onde ben, kalbimiz kut kut atarak, yavaaas yavas mutfaga dogru ilerlerdik. 


O uzuuun yolda da konusurduk yuksek sesle; bir hirsiz gizlenmisse korkup 
kacsin diye: 


- Kizilderililer saklandi degil mi? 


- Evet; kovboylar da saklandi, hepsi silahli... 


- Dev Con da orda mi?? 


Bunu duyan hirsiz kesin altina ederdi, biz de mutfaga gittikce yaklasirdik. 


Mutfaga her ne nedenle gitmissek, en gec bir saniye icinde bitirmemiz 
gerekirdi isimizi. Su iceceksek, "kupten masrapayla su alip, bardaga koyma 
ve bir dikiste icme" dunya rekorlari kirardik. 


Tam o sirada bir tikirti olursa, cigliklar atarak, o bir saatte milim milim 
geldigimiz yoldan, bir saniyede kosarak geri doner, mutfagin isigi acik 
kaldiysa artik donup kapatamazdik. 


Yataklarimiza baliklama atlayip, yorgani basimizi da otecek sekilde yukari 
cekip: 


- Kizilderililer saklandi degil mi? 


- Evet; kovboylar da saklandi, hepsi silahli... 


- Kac tane? 


- Binden fazla; koltugun arkasindakileri saymiyorum... 


diye yuksek sesle, misafir odasindan duyulabilecek sekilde konusmaya 
baslardik. 


** ** ** 


Aradan uzun, cok uzun bir sure gecerdi - ya da o zamanlar sureler daha 
uzundu 
ve korkunc sessizlikte, apartman boslugundan asansorun sesi gelirdi. 


Atom saati sasar, o asansorun 6 kati cikma suresi sasmazdi. Tam saniyesinde 
disaridan "Zaankk!..." diye asansorun durma sesi gelirdi. (size o asansorun 
6. katta durmamasinin ne anlama geldigini anlatamam) 


Derken, karanlikta bir tomar anahtar sesi duyulurdu. 


Once alttaki Elzette kilide sokulan anahtarin sesini duyardim. Bu sesin 
notasi da milim sasmazdi. Hatta anahtar delige girecekken, once saniyenin 
onda biri kadar arama, tam delige denk getirme sesi gelirdi. 


Daha sonra sira ustteki Viro kilide gelirdi. Onun sesi daha yumusakti ve 
sanki daha cabuk acilirdi. 


Alttaki ve ustteki kilitlerin acilma sesleri, 
ardindan gelen acilan kapi gicirtisi: buyuk mutsuzlugun sonu, misil misil 
uyku, 
ertesi sabah kim bilir bize soylemedikleri ne korkulari olan arkadaslar 
demekti. 


** ** ** 


Anahtar sesi, farkinda olunmasa da cok onemlidir. 


Kimisi icin, 
o anahtarin sesinin ardindan, o kapidan cikip gitmek ozgurlukken - 
kimisi icin de, 
o anahtarin sesinin ardindan, o kapidan iceri girilmesi paha bicilmezdir. 


Sevdiklerinizin, 
kavustuklarinizin, 
sevincleri paylastiklarinizin, 
doyamadiklarinizin hic eksik olmamasi; 


yolunuz kadar - 
butun kilitlerinizin de hep acik olmasi dilegimle.." 


Yalcin Ergir

9 yorum:

  1. Emeğine sağlık kujum, hayırlı uğurlu olsun siten...
    :)

    YanıtlaSil
  2. Sağol canım :) Deneme 1-2 aşamasındayım :)

    YanıtlaSil
  3. Deneme aşaması mı, seni şakacı seni :)

    YanıtlaSil
  4. kujum saat kısmı gerçeği yansıtmıor haberin ola saat şuan 12:18, demem o ki ayarlardan düzelt istersen :)

    YanıtlaSil
  5. Canımmm :) Sağolasın, ben bu saatlerin otomatik olarak atıldığını düşünmüştüm :) En kısa zamanda senden yorum saatleri ile ilgili bilgi alıp düzeltirim.. Sadece 3-5 günlük deneme yanılmayla blog sayfası açma cesareti gösterince bu kadar oluyor sanırım;)

    YanıtlaSil
  6. ahahah kujum alemsin ya, daha nasıl olsun kujum ya,yılın başında başladık, başlangıç böyleyse 1 yılın sonunda nolur neler ortaya çıkar düşünemedim yani :)

    YanıtlaSil
  7. Ayarlar-dil we biçimlendirme....kısmından ayarlayabilirsin, bende es kaza görmüştüm kujum:)

    YanıtlaSil
  8. Teşekkur ederim canımm:) Hemen düzelttim :)

    YanıtlaSil
  9. aaa....aaaağğ...baağna teşekkür etmişsinnn we ben görmemişim blok senin olmasaydı sil derdim hatta demezdim yahu direk kendim silerdim bildiğim güsel apak yapan kökten silen arkada iz bırakmayan deterjanlar war piyasada :))
    ahahah :D

    YanıtlaSil